1. Haberler
  2. Gündem
  3. Eski Bakan İdris Naim Şahin’in İfadesi Ortaya Çıktı

Eski Bakan İdris Naim Şahin’in İfadesi Ortaya Çıktı

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in, Alihan Kuriş yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında verdiği yaklaşık 3,5 saatlik ifadenin ayrıntıları ortaya çıktı. Şahin, adına tahsisli araçların firari şüpheliler tarafından kullanılmasından Belarus’tan gelen heyete araç verilmesine, eski danışmanı Ömür Yücel’in vize işlemleriyle ilgili beyanlarından 2011 yılında gündeme gelen fuhuş ve şantaj ihbarına kadar savcılığın yönelttiği çok sayıda soruyu yanıtladı. Şahin suçlamaların tamamını reddederken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hakkında iki ayrı suçtan yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol talep etti.

Alihan Kuriş yapılanmasına yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in şüpheli sıfatıyla verdiği ifadenin ayrıntıları soruşturma dosyasına yansıdı.

Yaklaşık 3,5 saat süren ve 12 sayfadan oluştuğu öğrenilen ifadede, Şahin’e soruşturma kapsamında adı geçen yaklaşık 130 kişi, adına tahsis edilen ve kullandığı belirtilen araçlar, firari şüpheliler, Belarus bağlantıları, eski danışmanı Ömür Yücel’in beyanları ve yıllar önce gündeme gelen bazı iddialar tek tek soruldu.

Şahin ise ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddetti.

FİRARİ ŞÜPHELİ, ŞAHİN’E TAHSİSLİ ARAÇTA YAKALANDI

Savcılığın eski Bakan İdris Naim Şahin’e yönelttiği en dikkat çekici konulardan biri 34 SL 313 plakalı Volvo S90 oldu.

Soruşturma dosyasına göre firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş, dosyanın diğer firari şüphelisi Erhan Yılmaz ve araç sürücüsü Mehmet Özmen, 21 Ağustos 2026 tarihinde Muğla’da söz konusu araç içerisinde yakalandı.

Araç, Mehmet Özmen’in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlı görünürken, aracın plakasının 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği belirtildi.

Savcılık, aracın firari şüphelilerin kullanımında olmasını Şahin’e sordu.

Şahin ise aracı Mehmet Özmen’in şirketinden kiraladığını kabul ederek, haziran ayından sonra aracın kim tarafından kullanıldığını bilmediğini savundu.

Şahin’in ifadesinde, “Bu aracı en son Haziran ayı içerisinde kullandım. Sonrasında kimin kullandığını bilmiyorum” şeklinde savunma yaptığı aktarıldı.

YILLIK KİRA BEDELİ 1.000 TL OLARAK GÖSTERİLDİ

Dosyada dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise 34 SL 313 plakalı aracın kira sözleşmesine ilişkin oldu.

Şahin, aracı 25 Aralık 2025 tarihinde Mehmet Özmen’in sahibi olduğu şirketten kiraladığını söyledi. Sözleşmede aracın yıllık kira bedelinin ise 1.000 TL olarak gösterildiği belirtildi.

Eski Bakan, aracı yıl boyunca sürekli kullanmadığını, yalnızca kullandığı günlere ilişkin ödeme yaptığını savundu.

Şahin ayrıca ödemeleri doğrudan şirket hesabına yapmadığını, eski danışmanı Ömür Yücel aracılığıyla elden Mehmet Özmen’e gönderdiğini ifade etti.

Şahin’in avukatı ise sözleşmedeki 1.000 TL’lik bedelin sembolik olduğunu ve sözleşmenin noter işlemleri nedeniyle bu şekilde düzenlendiğini savundu.

“4 ARAÇ TAHSİS HAKKIM VAR” DEDİ

İdris Naim Şahin, İçişleri Bakanlığı yaptığı dönem ve sonrasındaki araç kullanımıyla ilgili sorulara da yanıt verdi.

Şahin, bakanlık görevi nedeniyle kendisine 4 araç tahsis hakkı bulunduğunu söyledi.

Soruşturma dosyasında Şahin adına tahsis edilen veya tahsis kaydıyla ilişkilendirilen 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçlarla ilgili çeşitli sorular yöneltildi.

Şahin, bazı araçları hatırlamadığını, araçların kiralanması ve kullanılmasıyla ilgili işlemlerin önemli bölümünün eski danışmanı Ömür Yücel tarafından organize edildiğini belirtti.

Şahin ayrıca adına tahsis edilen araçlarla ilgili dikkat çeken bir savunmada bulundu:

“Adıma tahsisli araçları ben kullanırım, fakat benim kullanımımda olmadığı dönemlerde kimin kullandığını bilmiyorum.”

“TAHSİS YENİ YAPILDI” DEDİ, ESKİ TARİHLİ KONTROLLER SORULDU

Savcılık, Şahin adına tahsisli olduğu belirtilen 34 S 7815 plakalı Audi Q7 hakkında da trafik kontrol kayıtlarını gündeme getirdi.

Dosyaya göre araç, 15 Mayıs 2025 tarihinde Recep Oktay Çolak, 30 Ekim 2025 tarihinde ise Ömer Sipahioğlu tarafından kullanılan bir araç olarak trafik kontrol kayıtlarına girdi.

Şahin ise bu araçla ilgili savunmasında plakanın kendisine yeni tahsis edildiğini belirterek, “1 ay bile olmadı” ifadesini kullandı.

Şahin, Recep Oktay Çolak ve Ömer Sipahioğlu’nu tanımadığını söyledi.

Bununla birlikte aracın daha sonraki dönemde Belarus’tan gelen misafirleri tarafından kendi bilgisi dahilinde kullanıldığını anlattı.

BELARUS’TAN GELEN HEYETE ÇAKARLI ARAÇ VERİLDİ

Soruşturma kapsamında gündeme gelen bir diğer konu ise Belarus’tan Türkiye’ye gelen bir heyete tahsis edilen araçlar oldu.

Şahin, adına tahsisli 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’yi Belarus’tan gelen bir heyetin kullanımına verdiğini kabul etti.

Şahin’in ifadesine göre söz konusu araç Bodrum’da kaza yaptı.

Bunun üzerine Belaruslu misafirlerin mağdur olmaması amacıyla başka bir araç temin edildi ve 34 S 7815 plakalı Audi Q7 kullanıma sunuldu.

Araçların kiralanması ve Belaruslu misafirlerin ağırlanmasıyla ilgili işlemlerin ise eski danışmanı Ömür Yücel tarafından yürütüldüğünü söyledi.

Ömür Yücel’in ifadesinde ise 34 EMT 156 plakalı aracın İstanbul’da Kemal Özmen’den teslim alındığı, Belarus Cumhurbaşkanının oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle birlikte Bodrum’a gidildiği, aracın çakarının sökülerek heyete bırakıldığı ve daha sonra aracın kaza yaptığı yönünde beyanların bulunduğu aktarıldı.

2011 YILINDAKİ FUHUŞ VE ŞANTAJ İHBARI DA DOSYADA

Savcılığın Şahin’e yönelttiği sorulardan biri de 14 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbar oldu.

Söz konusu ihbarda, Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirdiği, bazı bürokratların fuhuş organizasyonlarına dahil edildiği, bu kişilerin gizli kameralarla görüntülendiği ve görüntüler üzerinden şantaj yapıldığı ileri sürülüyordu.

İhbarda ayrıca bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği iddiası da yer aldı.

İddiaya göre Mehmet Özmen “getir götür” işlerini, Nevzat Büküm ise elektronik şirketlerinin ihale bağlantılarını yürütüyordu.

İhbarın yapıldığı dönemde İçişleri Bakanı olan Şahin’e bu iddialardan haberdar olup olmadığı soruldu.

Şahin, söz konusu iddialarla ilgili herhangi bir bilgi veya duyumunun bulunmadığını savundu.

Ancak ifadesinde, ihbarda isimleri geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm’ü tanıdığını kabul etti.

ŞAHİN, KALCI İLE 2019’A KADAR İRTİBATI OLDUĞUNU SÖYLEDİ

Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı’yı Belarus’ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan bir kişi olarak tanıdığını söyledi.

Kalcı’nın Belarus’taki bazı siyasilerle bağlantıları olduğunu bildiğini belirten Şahin, 2011 ile 2019 yılları arasında kendisiyle irtibatının bulunduğunu ve son görüşmelerinin 2019 yılında gerçekleştiğini ifade etti.

Ancak Kalcı’nın Belarus’tan kadın getirerek fuhuş organizasyonları düzenlediği yönündeki iddialardan haberdar olmadığını savundu.

Şahin, Mehmet Özmen’i ise İstanbul milletvekilliği yaptığı dönemden tanıdığını belirtti.

Özmen’in geçmişiyle ilgili de dikkat çeken bir açıklama yapan Şahin, Özmen’in çocukluk döneminde Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı cemaatin kurslarında eğitim gördüğüne ilişkin bilgisinin bulunduğunu söyledi.

ESKİ DANIŞMANININ İFADESİ ŞAHİN’İ ZOR DURUMDA BIRAKTI

Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de İdris Naim Şahin ile eski danışmanı Ömür Yücel’in ifadeleri arasındaki farklılık oldu.

Yücel’in telefon incelemelerinde Belarus’taki Türk Konsolosluğu ve bazı yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’ye vize girişimleriyle ilgili yazışmalar bulunduğu belirtildi.

Ömür Yücel, Fatıma Ovezova, Gulsum Ovezova ve Gulnara Bahımora isimli üç kişinin Türkiye’ye giriş vizesi alabilmesi için yapılan girişimlerin İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi.

Yücel ayrıca Arte Fatih Saladuka isimli kişinin denklik işlemleri konusunda da Şahin’in bilgisi dahilinde girişimde bulunulduğunu ileri sürdü.

Şahin ise eski danışmanının bu iddialarını kesin bir dille reddetti.

Şahin, Ömür Yücel’e bu konuda herhangi bir talimat vermediğini belirterek, söz konusu kişilerle ilgili işlemlerden ilk kez savcılık ifadesi sırasında haberdar olduğunu savundu.

“NEDEN ALEYHİMDE İFADE VERDİĞİNİ ANLAMIYORUM”

Savcılık, Ömür Yücel’in başka bir ifadesini de Şahin’e yöneltti.

Yücel, “Alex” olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı’nın kendisiyle iletişime geçtiğini ve basına yansıyan çakarlı araç konusunda aracın İdris Naim Şahin’den izinsiz kullanıldığının söylenmesini istediğini iddia etmişti.

Şahin ise Kalcı ile 2019 yılından bu yana doğrudan iletişiminin olmadığını savundu.

Ancak Şahin, Ömür Yücel’in Kalcı ile iletişim halinde olduğunu bildiğini de ifade etti. Yücel’in zaman zaman Kalcı’dan kendisine selam getirdiğini söyledi.

Şahin, eski danışmanının kendisi aleyhine ifade vermesinin nedenini anlayamadığını belirtti.

“ARAÇLARIM BİLGİM DIŞINDA KULLANILDI”

İdris Naim Şahin, ifadesinin sonunda kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddetti.

Şahin, adına tahsis edilen araçların kendi bilgisi dışında ve tahsis amacı dışında kullanılmasının “güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Bu konuda suç duyurusunda bulunduğunu ve araçların tahsislerini iptal ettirdiğini belirtti.

Şahin, eski danışmanı Ömür Yücel’in yabancı uyruklu kadınların vize işlemlerine yardımcı olduğunu kabul etti ancak bu işlemlerin kendi talimatıyla gerçekleştirilmediğini öne sürdü.

Savunmasında ayrıca, kadınların kendi adına tahsis edilen araçlarla alınarak fuhuş organizasyonlarında kullanılması ihtimaline ilişkin de bunun kendi bilgisi dışında gerçekleşmiş olacağını savundu.

Firari şüpheliler Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın kendisine tahsisli araçta yakalanması konusunda da herhangi bir bilgisinin olmadığını ifade etti.

SAVCILIK İKİ SUÇTAN ADLİ KONTROL İSTEDİ

İdris Naim Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ifadesinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında adli kontrol talebinde bulunuldu.

Savcılık, Şahin hakkında TCK 220/7 kapsamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve TCK 283/1 kapsamında “suçluyu kayırma” suçlarından yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.

Soruşturma kapsamında Şahin adına tahsisli araçların kimler tarafından, hangi tarihler arasında ve hangi amaçlarla kullanıldığı; Ömür Yücel’in beyanları, araçlara ilişkin trafik kontrol kayıtları, Belarus bağlantılı temaslar ve diğer delillerin birlikte değerlendirileceği belirtildi.

Önemli not: Dosyada yer alan fuhuş, şantaj, ihale bağlantıları, araç kullanımı ve diğer konulara ilişkin anlatımlar müşteki, şüpheli ve tanık beyanları ile soruşturma dosyasındaki iddialar niteliğindedir. Bunlar kesinleşmiş yargı kararı anlamına gelmemektedir. Şahin de ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamaları reddetmektedir. Nihai değerlendirme adli makamlar tarafından yapılacaktır.

Eski Bakan İdris Naim Şahin’in İfadesi Ortaya Çıktı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Bizi Takip Edin
Bize Katılın